Hava durumu için tıklayınız
Üye Ol    -   Giriş  Msn adresimiz: 67@zonguldaksitesi.com      -     Facebook Zonguldak ve Zonguldaklılar Grubuna üye ol    -       Google zonguldaksitesi grubuna üye ol

www.zonguldaksitesi.com :: Başlığı Görüntüle - Şükretmesini Bilenlere
 Pano KılavuzuPano Kılavuzu   AramaArama   GruplarGruplar   HesabınızHesabınız   Özel MesajlarÖzel Mesajlar   Oturum AçOturum Aç 

Şükretmesini Bilenlere

 
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Hikayeler
« Önceki konu :: Sonraki konu »  
Yazar Mesaj
zondever
Site Yönetim Grubu Üyesi
Site Yönetim Grubu Üyesi


Kayıt: Feb 22, 2007
İletiler: 176
Şehir: Zonguldak

İletiTarih: Cum Eyl 07, 2007 1:05 am    İleti konusu: Şükretmesini Bilenlere Alıntıyla Cevap Gönder

Bağdat'ı kıtlık kırıp geçiriyordu. Herkesten önce de hamallar açlık çekiyordu. İçinde ekmek piştiği, sokağa kadar yayılan kokudan belli olan bir evin kapısından seslendi hamalın biri:
- Allah rızası için birazcık ekmek. Günlerdir lokma girmedi ağzımdan.
Tandırın başındaki kadın taze ekmekleri kızına uzattı. "Ver şu adama" dedi. Kızcağız ekmekleri güzelce katlayıp verdi aç hamala.
Hamalın sevincine sınır yoktu. Evine doğru hızlandı. Kim bilir kaç günlük açlığını giderecekti? Tam bu sırada karşıdan gelen birinin sert ikazı durdurdu onu:
- Çabuk söyle, bu ekmeği hangi evden aldın?
Geriye bakıp eliyle işaret etti:
- İşte şu evden.
Adam kızgın şekilde salladı başını:
- Yanılmamışım, böyle zamanda başka kimin evinden alınabilir ekmek? diyerek eve doğru ilerledi.
Kapıyı açar açmaz da sordu:
- Kim verdi ekmeği hamala?
Hanım korkudan kızını gösterdi. Güya kızına acır, bir şey yapmaz diye düşünmüştü. Halbuki adamın şükürsüzlük ve cimrilik içine işlemişti. Elindeki sopayı hızla havaya kaldırdı, kızının ekmek veren eline öyle bir indirdi ki bilek zedelenip burkuldu, el çarpık kaldı. Söyleniyordu kendi kendine:
- Ben herkese ekmek versem bu evde ekmek kalır mı? diye.
Halbuki nimet şükür isterdi. Şükürsüzlük nimetin gitmesine sebepti. Nitekim bu şükürsüzlüğün akibeti de öyle olacaktı. Olmaya başladı bile. Kısa zamanda işleri bozuldu, çarşının en işlek yerindeki dükkanını satması da onun bozulan işlerini. Bir ara o hale geldi ki, evine ekmek alamaz duruma bile düştü. Nitekim bir akşam eve gelmiş, kızcağızına da acı sözü söylemişti;
- Artık benden ümidinizi kesin. Çünkü bu akşam ekmek alacak kadar da olsa elime para geçmedi. Çarşıya in, ekmek parası iste.
Kızcağız çarşıya inmiş, utana sıkıla sattıkları dükkanın karşısına geçerek bir tanıdık görürüm diye beklemeye başlamıştı. Kendisini gören dükkandaki adam hemen yanına gelerek:
- Sen masum birine benziyorsun, ne bekliyorsun burada? diye sormuştu. O da anlatmıştı gerçek durumu:
- Ekmek alacak paramız kalmadı, bir tanıdıktan ekmek parası istemek üzere bekliyorum burada.
Hemen elini cebine attı adam. Hatırı sayılır bir miktar parayı uzatarak "Al" dedi. "Bununla istediğin kadar ekmek alabilirsin. Ben de nimetin şükrünü eda etmiş olurum böylece."
Kızcağız elinin birini arkasına saklamış, ötekiyle parayı alırken adamın dikkatin çekti bu saklayış;
- Elinde bir yara bere varsa tedavi ettireyim, niçin saklıyorsun? Allah bana nimet verdi, şükrünü eda etmek için iyilik yapmam gerek, dedi.
Kızcağız önce açıklamak istememişse de adamın ısrarı üzerine anlattı elinin durumunu:
- Ben bir yoksula ekmek vermiştim. Babam yolda rastlayıp sormuş, o da evi gösterip 'İşte oradan aldım' demiş, bizi haber vermiş. Babam eve gelince elindeki sopayla ekmek veren elime öylesine bir darbe indirdi ki, elim böylece çarpık kaldı. Göstermekten utanır oldum. Bu yüzden de evde kaldım.
Bu açıklamayı dinleyen adam bağırmaya başlar:
- Komşular! Çabuk buraya gelin, ben hayalimdeki altın kalpli kızı buldum, hayat arkadaşım işte karşımda, siz de şahit olun... diyerek başlar anlatmaya:
- Ekmeği isteyen fakir bendim. Ben o gün üç bir hamaldım. Demek ki elinin çarpık kalmasına ben sebep olmuşum. Hem sebep olayım hem de seni bu halinle baş başa bırakayım. Buna Allah razı olmaz. Seni görünce içimden bir sevgi selinin koptuğunu anladım, bana ekmek veren kıza ne kadar da benziyor diye düşünmüştüm. Yanılmamışım. Baban şükürsüzlük ettiğinden Allah onun dükkanını elinden alıp bana nasip eyledi. Şimdi ise imtihan sırası bana geldi, ben de aynı şükürsüzlüğe düşmek istemem. Haydi gel, nikahımızı yaptırıp birlikte babanı sıkıntıdan kurtaralım.
Yola koyulurlar, ekmek veren eli sakatlayan şükürsüz babaya doğru...
"Şükrederseniz çoğaltırım, etmezseniz elinizden alır şükredene veririm. Şükürsüze de azabım şiddetli olur..." (Kur'an-ı Kerim, 14/7)

KAYNAK: Şahin, Ahmed, Yaşanmış Örnekleriyle Aradığımız İslam, Zaman Cep Kitapları 3, Feza Gazetecilik, İstanbul 2001
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder MSNM
Reklam Botu






Tarih: Mesajı Gönderme Tarihi    İleti konusu: Zonguldaksitesi Reklam Servisi


Bu alana reklam vermek için 0541 441 67 67 arayabilir veya sayili@hotmail.com mail atınız.

Başa dön
ananne
Katılımcı Üye
Katılımcı Üye


Kayıt: Aug 21, 2007
İletiler: 52
Şehir: zonguldak/merkez

İletiTarih: Çar Eyl 12, 2007 9:02 pm    İleti konusu: şükürler olsun Alıntıyla Cevap Gönder

Görebiliyorum,
En ince ayrıntısına dek
yarattıklarını..


Duyabiliyorum,
Evrendeki tüm seslerin
farklılığını.


Tutabiliyorum,
Dokunmak istediklerimin
dokunuşlarını.


Tadabiliyorum,
Acıyla tatlılının istekli
karışıklığını.


Hissedebiliyorum,
iyilikle güzelliğin huzurlu
barışıklığını..

Şükürler olsun Allahım.!
Şükürler olsun sana..
Farkında olmasalar da
Seviyorsun nankör kullarını da....


gülden ışık

şükürle ilgili bir şiirimle cevap vermek istedim....
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
İletileri göster:   
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Hikayeler Saatler GMT +2 zaman dilimine göredir
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Ad: Yaoti
top
Tuning67 SAYILI Powered by SAYILI LTD.ŞTİ © 2006, 2008 MUHTEREM SAYILI